AVUKAT DENİZHAN AKTOPRAK
  • KİMDİR ?
  • AĞIR CEZA DAVALARI
  • BOŞANMA DAVALARI
  • FAALİYET ALANI
  • İLETİŞİM
04 Ocak 2024 Avukat Denizhan Aktoprak tarafından

Uyuşturucu Suçlarında Denetimli Serbestlik

Uyuşturucu Suçlarında Denetimli Serbestlik
04 Ocak 2024 Avukat Denizhan Aktoprak tarafından

Uyuşturucu suçlarında uygulanan denetimli serbestlik, Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesiyle ilişkilidir. Bu madde kapsamında, uyuşturucu maddelerin üretimi, ithali, ihracı, sağlanması, muhafazası, kullanılmasının teşvik edilmesi, depolanması veya taşınması gibi eylemler yasa dışı kabul edilir ve bu tür suçlara cezai yaptırımlar uygulanır. Bu tür ceza davaları, topluma doğrudan veya dolaylı olarak zarar vermesi sebebiyle kamu davası olarak değerlendirilir.

Uyuşturucu Suçları ve Türk Ceza Kanunu

Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi, uyuşturucu suçlarına ilişkin olarak geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu madde, uyuşturucu maddelerle ilgili çeşitli faaliyetleri yasaklar ve bu faaliyetlere katılan kişilere ağır cezai yaptırımlar öngörür.

Denetimli Serbestlik ve Uyuşturucu Suçları

Uyuşturucu suçları söz konusu olduğunda, denetimli serbestlik uygulamaları belirli şartlar altında devreye girer. Bu, suç işleyen kişilere, belirli şartlara uygun hareket etmeleri koşuluyla, cezalarının bir kısmını serbest bir ortamda geçirme imkanı tanır. Bu uygulama, suçlunun topluma yeniden kazandırılmasını ve rehabilite edilmesini hedefler.

Uyuşturucu Madde İmal Etme Suçu

Türkiye’de uyuşturucu madde imalatı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/1 maddesi altında suç olarak tanımlanır. Bu madde, ruhsatı olmayan veya ruhsat şartlarına aykırı şekilde uyuşturucu madde üretimi gerçekleştiren kişilere ciddi yaptırımlar getirir. Bu suçlar için öngörülen cezalar, 20 ila 30 yıl arasında değişen hapis cezalarını ve 2.000 ile 20.000 gün arasında değişebilen adli para cezalarını içerebilir. Uyuşturucu maddenin satışa sunulmaya hazır hale getirilmesi, işlenmesi, arındırılması ve elde edilmesi, imalat kapsamında değerlendirilir.

TCK 188/1 ve Uyuşturucu Madde İmalatı

Türk Ceza Kanunu’nun 188/1 maddesi, uyuşturucu madde imalatını tanımlar ve bu tür eylemlerin ciddi sonuçlarına vurgu yapar. Ruhsatsız veya ruhsat koşullarına aykırı faaliyetlerin cezalandırılmasını öngörür ve bu eylemleri caydırıcı bir şekilde ele alır.

Uyuşturucu Madde İmalatının Tanımı ve Cezaları

Uyuşturucu maddenin satış için hazırlanması, bu süreçte yapılan işlemler, uyuşturucu madde imalatı olarak tanımlanır ve bu tanımlama, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinde detaylandırılır. Bu suçlarla ilişkilendirilen cezalar, hapis ve adli para cezası gibi ciddi yaptırımları içerir, bu da uyuşturucu madde imalatının ciddiyetini vurgular.

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(64)(65)

(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(64)67 (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.(65)

(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.)

a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması,

b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Uyuşturucu Madde İthal Etme Suçu

TCK 188/1 uyarınca uyuşturucu maddenin ithal edilmesi söz konusu olduğunda da çeşitli yaptırımlar uygulanır. Kişi kanuna aykırı olmak sureti ile uyuşturucu maddeyi ithal ettiği takdirde 20-30 yıl aralığında hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. 2.000-20.000 gün aralığında adli para cezası da uygulanabilir. İthal etmekten kasıt ise uyuşturucu maddenin yurt dışından Türkiye’ye sokulmasıdır.

İthal edilen uyuşturucu madde bu kapsamda miktar ve cins olarak değerlendirilir. Kişinin kendi kullanımı için bir miktar uyuşturucuyu yurt dışından ülkeye getirmesi durumunda suçun mahiyeti değişir. Bu durumda kullanma ve bulundurma suçundan bahsedilmesi gerekir.

TCK 188/4 uyarınca ithal edilen uyuşturucu kokain, eroin ve benzeri türler arasında ise verilen ceza yarı oranda artar. Uyuşturucu maddenin cinsi ve hukuka aykırı fiilin durumu ile bağlantılı olarak suç nitelikli hale gelir.

Uyuşturucu Madde İhraç Etme Suçu

Uyuşturucu madde ihraç etme suçu kapsamında, Türk Ceza Kanunu gereğince ağırlaştırılmış hapis cezaları uygulanmaktadır. Uyuşturucu madde ihracı yapan bireyler, 20 ila 30 yıl süreyle hapis cezasına mahkûm edilirler. Bu suçlamada, ayrıca 2.000’den 20.000 güne kadar değişen adli para cezaları da kesilir. Uyuşturucu madde, yasadışı yöntemlerle Türkiye’den dışarı çıkarılırsa, ihraç suçu işlenmiş sayılır.

Madde yolda yakalandığında suçun mahiyeti değişirken örneğin gümrükte yakalanırsa suça teşebbüs gerçekleşmiş olarak değerlendirilir. İhraç suçu için miktarın da önemi bulunur. Kişi kendi kullanacağı miktarda uyuşturucuyu yurt dışına çıkardığında bulundurma ve kullanma suçu ile karşı karşıya kalınmış demektir.

Uyuşturucu Madde Satma Suçu

TCK 188/3 hükmüne göre, uyuşturucu madde satışı yapan kişi, en az 10 yıl hapis cezasına çarptırılır. Uyuşturucu madde, karşılığında ücret alınarak başka bir şahsa verildiğinde, satış işlemi gerçekleşmiş sayılır. Uyuşturucu suçları bağlamında ceza davalarında, deneyimli ve uzman ceza avukatlarıyla çalışmanın önemi büyüktür.

Satış girişimi sırasında yakalanma durumunda, suç satışa sunma olarak değerlendirilir. Eğer suç birden çok kişi tarafından işleniyorsa, her suçlu ayrı ayrı cezalandırılır. Satış sırasında sunulan uyuşturucu miktarı, suçun oluşumu açısından önem taşımaz. 1 gram veya daha farklı miktarlarda olması, uyuşturucu satma suçunun oluşumuna yeterlidir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, ilgili suç hakkında 06.02.2018 tarihli bir karar vermiştir.

Formun Üstü

Dosya incelendi

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

B) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Sanığın hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık … ile diğer sanık …’e vermek üzere uyuşturucu madde satın almak için anlaştığı, sanık …’in uyuşturucu maddeyi teslim etmek üzere Kocaeli’ne geldiği, ancak uyuşturucu maddenin teslim edilemeden yakalandığı; böylece sanığın eylemine uyan “başkalarına temin amacı ile uyuşturucu madde satın alma” suçunun “teşebbüs aşamasında” kaldığı dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA

C) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Sanığın hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık …’ten, diğer sanık … vasıtası ile kullanmak amacıyla esrar alacağını ikrar ettği, ancak teslim edilemeden uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi karşısında sanığın eyleminin bütün olarak kullanmak için uyuşturucu madde satın almaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

06.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Uyuşturucu Madde Temin Etme Suçu

TCK 188/3, uyuşturucu madde sağlama suçunun ilgili yasal hükmüdür. Uyuşturucu maddeyi parasal karşılık olmaksızın bir diğer kişiye sağlayan birey de hapisle yargılanır. Suçun meydana gelmesinde, uyuşturucunun türü ve miktarı etkili değildir.

Devredilen mal 3. Kişinin eline geçtiğinde suç oluşmuştur. Devretme sırasında icra hareketler söz konusu olmasına rağmen elde olmayan sebeplerle teslim gerçekleşmediğinde teşebbüsten söz edilmesi gerekir.

Uyuşturucu Madde Nakletme, Depolama Suçu

Uyuşturucu madde, başkalarının kullanımına sunulmak amacıyla bir noktadan diğerine taşınırsa taşıma suçu meydana gelir. Kişinin kendi tüketimine yetecek kadar uyuşturucu taşıması, taşıma suçu yerine bulundurma suçu olarak değerlendirilir. Başka birine verilmek üzere taşınan uyuşturucu, uyuşturucu madde taşıma suçunu oluşturur.

Taşıma eylemini gerçekleştiren kişinin bu işlemi hangi niyetle yaptığı önemli değildir. Uyuşturucunun miktarı, bir yıl boyunca ihtiyaç duyulacak miktardan fazla ise, taşıma suçu için belirleyici kabul edilir. Kişisel ihtiyaç miktarını aşan uyuşturucu maddenin depolanması ya da saklanması, uyuşturucu madde saklama suçunu oluşturur.

Uyuşturucu Madde Satın Alma, Bulundurma, Kabul Etme Suçu

Kişisel tüketim için uygun miktarda uyuşturucu madde temin etmek, kullanım suçunu oluşturur. Ülke içerisinde bireysel ihtiyaç düzeyinde uyuşturucu madde edindiğinde, kullanım suçu kapsamına girer. Uyuşturucu madde, bireysel ihtiyaç sınırlarını aştığında, aktarma veya satış gibi amaçlarla bulundurulduğunda suçun mahiyeti değişir. Uyuşturucunun türü ve miktarı bu aşamada değerlendirilmelidir.

Bu suç kapsamında uyuşturucu maddeyi muhafaza eden, edinen, aktaran veya taşıyan kişinin kişisel gereksinimleri için belirli bir miktar sınırı belirlenebilir. Bu sınırın aşılması durumunda, suç uyuşturucu madde muhafaza suçundan farklılaşır. Bu tip bir suç durumunda verilecek cezanın doğru bir şekilde belirlenmesi önemlidir. Çünkü uygulanacak ceza miktarı, işlenen suçun cinsine bağlı olarak değişebilir.

Uyuşturucu Madde Kullanımını Kolaylaştırma Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 190. maddesi kapsamında, uyuşturucu maddenin tüketimini basitleştiren kişilere 5 ile 10 yıl arasında hapis cezası verilmektedir. Bu suç için ayrıca 1.000 ile 10.000 gün aralığında yargısal para cezası da uygulanabilmektedir. Uyuşturucu maddenin tüketimini kolaylaştırmak için hususi bir mekan sağlanırsa, donanım ve malzeme tedarik edildiğinde bu suç meydana gelir.

Kullanıcıların tespitini güçleştirmek, suç delillerini imha etmek, tüketici kişilere bilgi sağlamak uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçu olarak kabul edilir. Suçta ağırlaştırıcı koşullar söz konusu olduğunda ceza miktarı yarı nispette artış gösterir. Bir mesleğin sağladığı imkanlardan yararlanılması bu suçu ağırlaştırıcı bir özellik olarak kabul edilebilir.

Uyuşturucu Madde Suçu Nitelikli Haller

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184/4-a maddesine göre morfin, kokain, eroin gibi uyuşturucularla işlenen suçlarda ağırlaştırıcı sebeplerden ötürü ceza artırılır. Bu tür durumlarda ceza miktarı yarı oranda yükseltilir. Örgütlü bir faaliyet çerçevesinde işlenen uyuşturucu madde suçları da nitelikli haller arasında sayılır. Suç işlemeyi kolaylaştıran ve bir mesleğin sunduğu imkanları kullanarak işlenen suçlar da nitelikli olarak değerlendirilir.

Uyuşturucu Madde Suçu Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık durumunda, fail, resmi mercilere olayı duymadan önce bilgi verdiğinde ve bu bilgi üzerine maddeyi temin edenlerin kimler olduğunun belirlenmesiyle suçluların tespit edilip yakalanması halinde ceza verilmez. Uyuşturucu madde kullanan kişinin resmi kurumlara başvurması durumunda uyuşturucu madde bulundurmak, satın almak ve kullanmak gibi nedenlerle soruşturma açılmaz, fakat tedavi sürecine yönelik adımlar atılır.

Uyuşturucu Madde Suçu Görevli ve Yetkili Mahkeme

Uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yer mahkemesi yetkili iken, suçun işlendiği yer belirsiz ise şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir. Türkiye’de ikametgahı olmayan şüpheli veya sanık için Türkiye’deki son adres esas alınır. Bu usuller yetersiz kaldığında, işlemin yapıldığı ilk yer mahkemesine başvurulur. İhraç suçu işlendiğinde, suçun işlendiği sınır hattı göz önünde bulundurularak, ilgili ülkenin mahkemesi yetkilidir. Örgütlü suçlarda, Ağır Ceza Mahkemeleri görevli olarak belirlenmiştir.

Uyuşturucu Madde Suçu Denetimli Serbestlik

Uyuşturucu madde suçları için denetimli serbestlik, şüpheli veya sanığın topluma yeniden kazandırılmasını amaçlayan bir uygulamadır. Şüpheli veya sanık, bu süreçte toplum içindeyken denetim altında tutulur ve kendisine çeşitli yükümlülükler ve yasaklar uygulanır. Uyuşturucu madde kullanımı ve taşıma suçları için geçerli olan denetimli serbestlik, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi uyarınca düzenlenmiştir. TCK’nın 188. maddesi, uyuşturucu madde ticaretini ilgilendiren hükümleri içerir ve bu kapsamda işlenen suçlarda denetimli serbestlik uygulanmaz.

TCK’nın 190. maddesi ise uyuşturucu kullanımının kolaylaştırılmasını düzenleyen kanun maddesi olup, bu madde uyarınca da denetimli serbestlik, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma suçu için uygulanmaz. Denetimli serbestlik uygulanacağı zaman soruşturma aşamasında iken savcılığın kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi şeklinde uygulanır.

Kovuşturma aşamasında ise mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı vererek denetimli serbestliğin uygulanmasını sağlar. Denetimli serbestlik uygulaması sırasında şüpheli veya sanık, belirlenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır ve uyulması gereken yasaklara riayet etmelidir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin bu konuda verdiği 30.04.2015 tarihli içtihat metni, Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen sadece tedavi ve denetimli serbestlik uygulanmasına ilişkin kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine Yargıtaya gönderilen dosyaya dayanmaktadır.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin konu hakkında vermiş olduğu 30.04.2015 tarihli içtihat metni şu şekildedir:

Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında Sulh Ceza Mahkemesi’nce 31.03.2014 tarihinde 2013/870 esas ve 2014/430 karar sayı ile verilen sadece tedavi ve denetimli serbestlik uygulanmasına ilişkin kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtaya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.07.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Sulh Ceza Mahkemesi’nce 31.03.2014 tarihinde 2013/870 esas ve 2014/430 karar sayı ile sanığın TCK’nın 191/2. maddesi gereğince sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına İlişkin Kanun’un 7. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi değiştirilmiş ve karar tarihinde yürürlükte bulunan bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere iki seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, aynı maddenin 5. fıkrasına göre de, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi gerekeceği, diğer bir durumda ise, mahkemece 6. fıkra uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabileceği ve bu durumda hükmolunan cezanın infazının erteleneceği, 7. fıkra gereğince kişinin mahkûm olduğu cezanın, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde infaz edilmiş sayılacağı, aksi takdirde derhal infaz edilmesi gerekeceği cihetle, kullanmamakla birlikte kullanmak için uyuşturucu madde bulunduran sanık hakkında sadece denetimli serbestlik tedbiri yerine, yasal gerekçe gösterilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.03.2014 tarihli kararının bozulması istenmiştir.

Mahkemece karar verilirken, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekmektedir.

Mahkemece gerekçe gösterilmiş ise gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığı olağan yasa yolu incelemesinde denetlenebilir ise de, olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma isteği üzerine denetlenemez. Ancak mahkemece hiç gerekçe gösterilmemiş ise bu durum kanun yararına bozma konusu yapılabilir. Diğer yandan, açıkça yasaya aykırı olan veya kendi içinde çelişen bir gerekçe, gerekçe sayılmaz.

Somut olayda, uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyen sanığın bu beyanı gereğince, uyuşturucu madde kullandığının kabul edilip edilmediği mahkemece kararda belirtilmediğinden; öncelikle sanığın uyuşturucu madde kullandığının kabul edilip edilmediğinin gerekçesiyle birlikte gösterilmesi, sanığın uyuşturucu madde kullandığı kabul edildiği takdirde, mahkemece ceza ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik seçeneği tercih edilmediğinden, sadece “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine” hükmedilmesi, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu, ancak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadığı kabul edildiği takdirde ise sadece “denetimli serbestlik tedbirine” hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, sanık … hakkındaki kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde olduğundan; Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.03.2014 tarihli 2013/870 esas ve 2014/430 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 30.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Soruşturma Aşamasında Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi ve Denetimli Serbestlik

Soruşturma aşaması savcılığın suç şüphesi olup olmadığına dair delilleri topladığı süreçtir. Bu aşamada savcılık yeterli suç şüphesinin varlığına kanaat getirdiğinde bir iddianame hazırlar ve kamu davası açar. Savcılık kamu davasında iddia makamı sıfatı ile kamuyu temsilen yer alır.

Savcılık, uyuşturucu madde kullanma suçu sebebi ile soruşturma aşamasındayken 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verdiğinde sanık ya da şüpheliye denetim süresi içinde ne yapması gerektiği bildirilir. Erteleme kararı verildikten sonra şüphelinin asgari 1 yıl boyunca denetimli serbestlik tedbirine uyması gerekir. Bu sürenin uzatılması da 6 aylık sürelerle ve en fazla iki yıl olmak kaydı ile mümkündür.

Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi ve savcılığın re ’sen karar vermesi ile uzatılabilen denetimli serbestlik süresi içinde gerekli görüldüğünde kişi tedavi edilir. Erteleme süresi içinde olan sanık ya da şüphelinin uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının anlaşılabilmesi için de yılda iki kez ilgili kurumda testleri yapılır.

Şüpheli hakkındaki kamu davası ertelendiğinde ve denetimli serbestlik uygulaması yapılacağı zaman karara itiraz edebilir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi söz konusu olduğunda şüpheliye yapılan tebligatın ardından 15 günlük süre içinde kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çerçevesindeki görev yapmış olduğu Ağır Ceza Mahkemesi’nin olduğu yer Sulh Ceza Hakimliği itiraz merciidir.

Şüpheli, denetimli serbestlik uygulanırken yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde hakkında kamu davası açılır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılması için şartların oluşması gerekir.

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının Kaldırılması

Şüpheli savcılık tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ardından bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Bunları yerine getirmediğinde hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılır.

  • Şüpheli kendisine uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmalıdır.
  • Kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmek zorundadır.
  • Tedavinin gerekleri ve yükümlülükler en az iki kez ihlal edildiğinde erteleme kararı kaldırılır.
  • Uyuşturucu madde kullanmak için satın alma, bulundurma veya kabul etme davranışını sergileyen şüpheli veya sanık hakkındaki erteleme kararı kalkar.
  • Uyuşturucu madde kullanan şüpheli ya da sanık hakkında erteleme kararı kaldırılır.

Soruşturma Aşamasında Denetimli Serbestlik İhlali ve Kamu Davası Açılması

Denetimli serbestlik nedeni ile şüpheli uygulanan kuralları ihlal ettiği takdirde hakkında kamu davası açılır. Soruşturma aşamasında iken savcılık öncelikle şüpheli hakkında verilen 5 yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını şüpheliye tebliğ eder.

Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’ne gönderilen şüphelinin dosyası ile ilgili olarak bu merci tebligat hazırlar ve şüpheliye bildirim yapılır. Şüpheliden bu bildirime binaen 10 gün içinde şube müdürlüğüne başvurması ve denetim programına dahil olması istenir.

Şüpheli kendisine tebliğ edilen 10 günlük süre içinde ilgili mercie başvurmak zorundadır. Bu süreye uymayan şüpheli hakkında tutanak tutulur ve dosyası yeniden savcılığa gönderilir. Bu işlemin ardından da savcılık şüpheli hakkında iddianame düzenlemek sureti ile kamu davasını açar.

10 günlük süreye riayet edip başvuran şüpheli denetimli serbestlik süresi içinde iki defa ihlal gerçekleştirdiği takdirde de dosyası ihlal sebebi ile kapatılarak savcılığa geri gönderilir. Erteleme süresi içindeyken kurallara riayet eden ve kendisinden istenenleri yerine getiren şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar alınır.

Denetimli serbestliğin ihlali söz konusu olduğunda ise kamu davası açılarak devam edilir. Sanık kendisine tebliğ edilmesine rağmen davaya katılmamış olsa dahi ya da yazılı olarak söyleyeceklerini mahkemeye iletmezse mahkemece tanığın yokluğunda hüküm verilebilir.

Kovuşturma Aşamasında Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu HAGB

Kovuşturma aşamasına geçildiğinde yargılama süreci başlamış demektir. Bu aşamada savcılık ceza davasını açar.  Soruşturma aşamasında erteleme tedbiri uygulanır. Dava yargılaması sırasında bazı durumlarda suçun vasfı değiştiğinde ve uyuşturucu madde kullanma/ bulundurma suçunun şartları oluşursa mahkeme HAGB kararı verebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra denetim süresi devam ederken uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçu yeniden işlendiğinde karar açıklanır.

Uyuşturucu Madde Kullanma / Bulundurma Suçu İdrar Testi

Denetimli serbestlik uygulaması sırasında şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığının anlaşılabilmesi için sağlık kuruluşuna sevk edilmesi gerekli olur. Şüpheli denetimli serbestlik altında iken denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuru yapması için kendisine bildirim yapılır. Şüpheli başvuru yaptığında sağlık kuruluşuna 5 gün içinde gitmelidir.

Şüpheli kendisi için belirlenmiş olan tedavi programına uymadığında kurum denetimli serbestlik müdürlüğüne bu durumu bildirir. Şüpheli 5 gün içinde test vermeye gitmelidir. Test vermeyen şüphelinin dosyası kapatılarak savcılığa bildirilir. Şüpheli idrar testi verdiğinde ve test pozitif çıktığında tedavi tedbiri uygulanabilmektedir.

Tedavi süresi içinde şüpheliden yeniden idrar testi istendiğinde bunun yerine getirilmesi gerekir. Şüphelinin ikinci defa yükümlülük ihlali söz konusu olduğunda dosyası kapatılarak denetimli serbestlik kararı kaldırılmaktadır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin konu hakkında vermiş olduğu 26.02.2020 tarihli içtihat metni şu şekildedir:

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Sanığın eroin sattığı ileri sürülen ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen … ve … kovuşturma aşamasında döndükleri soruşturma aşamasındaki beyanlarında yakalanmadan önce sanıktan eroin aldıklarını ve içtiklerini söylemiş iseler de; üstlerinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmediği için aldıklarını söyledikleri maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde özelliğinde olup olmadığının tespit edilemediği, idrarlarında yapılan analizde ise …’nın idrarında opiat yanında farklı türden uyuşturucu maddelerin de tespit edildiği, …’un idrarında ise herhangi bir uyuşturucu madde tespit edilmediği, …’nın uzun süredir eroin kullandığı, haftada 7-8 fiş eroin tükettiği ve başka kişiden de eroin aldığı şeklindeki beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara aldığında …’nın idrarında ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık tarafından temin edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığından sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre mahkemenin 09/07/2013 tarihli oturumunda sanık hakkında “yurtdışına çıkış yasağı” ve ”en yakın kolluğa gidip haftanın Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 13:00 ile 17:30 saatleri arasında imza atmak” ile “…ilinin mülki sınırlarını terk etmemek” şeklinde verilen adli kontrol tedbirlerinin KALDIRILMASINA, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Başkan Vekili …’ün karşı oyu ve oyçokluğuyla 26/02/2020 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

19/10/2012 tarihli Fiziki Takip ve Yakalama Tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilen …’nın olay günü sanık ile aralarında birşeyler alıp verdiğinin görülmesi üzerine olay yerinden kaçan sanığın takip edilmesi nedeniyle yaklaşık bir saat sonra yakalandığında üzerinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmediği ancak sanıktan aldığı eroini içtiğini beyan ettiği ve yapılan idrar tahlilinde idrarında opiat tespit edildiği, …’nın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda kendisine gösterilen fotoğraflardan sanığı kendisine eroin satan şahıs olarak teşhis ettiği ve soruşturma aşamasındaki savcılık beyanında yaklaşık bir yıldır sürekli olarak sanıktan eroin aldığını, sanık haricinde …isimli şahıstan da eroin aldığını ancak Ferah Ocakçı’dan 3 hafta önce eroin aldığını, olaydan bir gün önce ise sanıktan eroin aldığını ve olay günü de yine sanıktan eroin alıp içtikten sonra yakalandığını beyan ettiği, 19/10/2012 tarihli Fiziki Takip ve Yakalama Tutanağı içeriği, …’nın beyanları ve beyanlarıyla uyumlu şekilde idrarında opiat tespit edilmesi hususları tümüyle nazara alındığında verilen mahkûmiyet kararının yerinde olduğu ancak tekerrür yönünden sanığın tekerrüre esas alınan …1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/1460 esas ve 2010/214 karar sayılı ilamı ile TCK’nın 206/1 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının TCK’nın 50/1-f maddesi gereğince kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek tedbirine çevrilmesi nedeniyle TCK’nın 58/6. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağından hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerektiği kanısında olduğumdan çoğunluğun sanığın beraat etmesi gerektiği şeklindeki bozma kararına katılmıyorum.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu Madde Kullanma / Bulundurma  Suçunda Denetim Sırasında İdrar Testi Pozitif Çıkarsa Ne Olur?

Uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda denetimli serbestlik kararı uygulanırken şüpheliden idrar testi istenir. Testin pozitif çıkması durumunda tedavi tedbiri uygulanabilmektedir. Bu süreçte şüpheliden yeniden idrar testi istenir.

Uyuşturucu Madde Kullanma /Bulundurma Suçunda Denetimli Serbestlik İhlali Olursa Ne Yapılır?

Uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda denetimli serbestlik sebebi ile şüpheli bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. İki defa yükümlülüğünü yerine getirmeyen şüphelinin dosyası kapatılarak savcılığa geri gönderilir ve denetimli serbestlik kararı kalkar.

Uyuşturucu Madde Kullanma /Bulundurma Suçunda Denetimli Serbestlik Nedir?

Uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda savcılık tarafından koşulların sağlandığı tespit edildiğinde kamu davasının açılması ertelenir. Bu durumda şüpheli kendisinden istenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Denetimli serbestlik ile şüpheli ya da sanık topluma kazandırılmaya çalışılır. Denetimli serbestlik kararları yalnızca uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda uygulanabilir.

İlgili

Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Avukatı

Önceki makaleÖrgüt Dava Avukatı: Zorlu Davalarda Başarının AnahtarıSonraki makale Uyuşturucu Kullanma, Bulundurma Suçu ve Cezası

Etiketler

Adana Alanya Anamur anamur avukat Anamur Cinayet antalya avukat Avukat Denizhan Aktoprak Ağır ceza avukatı beraat Bozyazı boşanma avukatı Boşanma Davası Avukatı ceza avukatı cinayet Cinayet Avukatı Cinayet Davası Avukatı Denetimli Serbestlik en iyi avukat en iyi ağır ceza avukatı En iyi cinayet avukatı Ermenek Gazipaşa Gülnar iyi bir avukat kanunlar Karaman Konya manavgat manevi tazminat davası mersin Side Silifke Tarsus tazminat cezası tazminat davası Tazminat Davası Avukatı Taşucu TCK tecrübeli bir ağır ceza avukatı Türk Ceza Kanunu uyuşturucu avukatı uyuşturucu davası avukatları uyuşturucu davası avukatı yönetmelikler