İFLAS PROSEDÜRÜ

On 03 Şubat 2010, in Genel, by Avukat Denizhan Aktoprak

Üç çeşit iflas yolu vardır;

  • İflas yoluyla adi takip,
  • Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu,
  • Doğrudan iflas yolu

Bu iflas yollarının mahiyeti ve özellikleri ile izlenecek prosedür aşağıda açıklanmıştır. 


1. Adi İflas Yolu
 

Borçlusunu iflas yolu ile takip etmek isteyen alacaklı, alacağı bir kambiyo senedine bağlı ise kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluna, değilse adi iflas yoluna başvurur.Alacaklı, takibe icra dairesinde yapacağı bir iflas talebi ile başlar. Borçluya bir iflas ödeme emri gönderilir. Borçlu yedi gün içinde borcunu öderse takip son bulur; ödemezse, alacaklı ticaret mahkemesinde iflas davası açarak borçlunun iflasına karar verilmesini talep eder.Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz ederse, takip durur. Bu durumda alacaklı, ticaret mahkemesinde borçlunun iflasına karar verilmesi ile birlikte itirazın kaldırılmasını da talep etmelidir. 

İFLAS 

a)İflas takibi yapan alacaklı, borçlu aleyhine bir sene içinde, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde iflas davası açmak zorundadır.Alacaklının iflas davası açması üzerine ticaret mahkemesi alacaklıların menfaatlerini korumak için iflas muhafaza tedbirleri alınmasına gerek olup olmadığına karar verir.Mahkemenin incelemesi, borçlunun iflas ödeme emrine itiraz edip etmemesine göre ikiye ayrılır.

  • Ödeme Emrine İtiraz Edilmemiş ise Alacaklı açacağı iflas davasında, borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini ve borcunu ödemediğini belirterek, sadece iflas kararı verilmesini isteyecektir. Bu durumda ticaret mahkemesi, alacağın varlığı ile ilgilenmeksizin usulü bakımdan takip ve dava talebini inceleyerek karar vermek zorundadır.
  • Ödeme Emrine İtiraz Edilmiş ise

 Alacaklı iflas davasında itirazın kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmelidir. Ticaret mahkemesi, öncelikle itirazın kaldırılması talebini inceler ve buna göre itirazı uygun görmezse, itirazın kaldırılması ile birlikte “depo kararı” verir.

b. Depo Kararı
Depo kararı ile mahkeme borçluya, yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o miktar parayı mahkeme veznesine depo etmesini emreder. Depo kararı ile borçluya borcunu ödeyerek iflastan kurtulabilmesi için son bir imkan verilmektedir. Bu yedi gün içinde borç depo edilmediği takdirde iflasına karar verilir.

c. İflas Kararı
Depo kararı üzerine, borçlu borcunu depo etmez ise, ticaret mahkemesi iflasına karar verir. İflas kararı verildiği anda borçlu hakkında iflas açılmış olur. Mahkeme iflas kararını derhal yargı çevresi içindeki iflas dairesine bildirir. İflas dairesi de kararı gecikmeksizin ilan eder ve gereken yerlere bildirir Dava açıldıktan sonra, iflas kararı verilinceye kadar, alacaklı davasını geri alabilir; ancak, iflas kararı verildikten sonra, davasını geri alamaz.

d. İflas Kararının Temyizi
İflas davasının reddi veya borçlunun iflası hakkında ticaret mahkemesi kararları aleyhine, kararın tebliği tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna gidilebilir. Ancak, kararın temyiz edilmiş olması hükümlerini meydana getirmesine engel olmaz. İflas idaresi, derhal kararı ilan eder ve gereken yerlere bildirir. İflas masasının teşkili için gereken işlemler yapılır; iflas idaresi seçilir ve işe başlar. Yalnız, ikinci alacaklılar toplantısı ve masa mallarının satışı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.  
2. Kambiyo Senetlerine Mahsus İflas Yolu
Bu iflas yoluna, sadece alacağı bir kambiyo senedine bağlı olan alacaklı gidebilir. Kambiyo senedine bağlı alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, alacaklı ilk önce rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunmadan, iflas yoluna başvurabilir.Bu yoldaki iflas takibi ve davası, adi iflas yolundakine benzer; her iki yol arasında esaslı bir fark yoktur. Alacaklı, icra dairesine müracaat ederek borçlusu aleyhine takibi başlatır. İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini tespit ederse, borçluya ödeme emri gönderir. Bu takipte itiraz ve şikayet müddeti beş gündür. Borçlu bu süre içinde yapacağı itirazında mevcut her türlü sebebi belirtmek zorundadır. Yanı sıra borçlu, ödeme emrine karşı şikâyet yoluna gidebilir. Şikâyette beş gün içinde yine icra dairesine yapılır. Şikayeti de inceleyerek karara bağlayacak makam iflas davasına bakacak olan ticaret mahkemesidir. Bu nedenle alacaklı açacağı iflas davasında, borçlunun şikayetinin de reddini ister.

a. İflas Davası
İflas davasının açılması ve incelenmesi, adi iflas yolunda olduğu gibi, borçlunun ödeme emrine itiraz ve şikayet etmiş olup olmamasına göre değişir.

  • Ödeme Emrine İtiraz veya Şikayet Edilmemiş ise Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz ve şikayette bulunmazsa, aleyhine yapılan takip kesinleşmiş olur. Borçlunun artık itiraz veya şikayette bulunmak hakkı yoktur. Artık iflas davasında itiraz ve şikayetlerini ileri süremez.
  • Ödeme Emrine İtiraz veya Şikayet Edilmiş ise

Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz ve şikayette bulunmuş ise, alacaklı açacağı iflas davasında ticaret mahkemesinden; borçlunun itirazının ve şikayetinin kaldırılmasını ve borçlunun iflasına karar verilmesini birlikte talep etmelidir.Bu durumda iflas davası, tümüyle adi iflas yolundaki hükümlere göre incelenip karara bağlanacaktır.

b. Depo Kararı
Açılan davada ticaret mahkemesi, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediğini, iflas takibinin kesinleştiğini ve borcun ödenmediğini tespit ederse; alacak miktarını depo etmesi için borçluya yedi günlük süre verir.Depo emri süresi içinde yerine getirilmediği takdirde, borçlunun iflasına karar verilir.İflas kararı ve temyizi, aynen adi iflas yolundaki gibi olduğundan yeniden anlatılmamıştır.
3. Doğrudan Doğruya İflas
Alacaklının, öncelikle icra dairesine başvurup iflas takibi yapmadan ticaret mahkemesinde iflas davası açtığı usule doğrudan doğruya iflas yolu denilmektedir.

a. Alacaklının Talebi ile Doğrudan İflas
Bazı durumlarda, alacaklının borçluya karşı bir iflas takibinde bulunması, icra dairesinin borçluya iflas ödeme emri göndermesi, ödeme emrindeki sürelerin beklenmesi alacaklının alacağına kavuşmasını tehlikeye sokabilir veya borçlunun borcunu ödemeyeceği önceden kuvvetle tahmin edilmektedir. Bu gibi hallerde alacaklının doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açarak borçlunun iflasını isteyebilmesi gerekir. İcra ve İflas Kanununda sayılan doğrudan iflas halleri şunlardır:

  • Borçlunun ikametgâhının belli olmaması,
  • Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması,
  • Borçlunun, alacaklarının haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi,
  • Borçlunun haciz yolu ile yapılan takip sırasında mallarını saklaması,
  • Borçlunun ödemelerini tatil etmiş bulunması,
  • Borçlunun teklif ettiği konkordatonun tasdik olunmaması,
  • İlâma dayalı alacak, icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse

                  Borçlunun doğrudan iflası istenebilir. Ayrıca yasada, sermaye şirketlerinin de alacaklının talebi üzerine doğrudan iflasının istenebileceği kabul edilmiştir. Buna göre, borçları mevcut ve alacaklarından fazla olduğu idare ve temsil eden kişiler tarafından beyan ve ispat edilirse bu şirketlerin iflasına karar verilebilir.

              Yukarıda sayılan durumlardan birinin mevcut olması halinde, alacaklı, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine başvurarak borçlu aleyhine iflas davası açar.

               Burada borçluya karşı daha önce bir takip yapılmadığından, borçluya kendisini savunması için imkân verilmesi gereklidir. Bu nedenle yasada borçlunun açıklamada bulunmak üzere mahkemeye çağrılması öngörülmektedir. Borçlu duruşmaya gelmezse yokluğunda devam edilerek karar verilir.

               Alacaklı doğrudan iflas davasında alacağının varlığını ve dayandığı iflas sebebini ispat etmek zorundadır. Ticaret mahkemesi yapacağı inceleme neticesinde alacağın ve iflas sebebinin varlığına kanaat getirdiği takdirde, adi iflas yolunda olduğu gibi öncelikle depo kararı verir. Süresi içinde depo kararı yerine getirilmediği takdirde borçlunun iflasına karar verecektir.

b. Borçlunun Müracaatı ile Doğrudan Doğruya İflas :
Borçlarını ödeyemeyecek durumda olan borçlunun, yetkili ticaret mahkemesinden kendi iflasını istemesidir.

                Ticaret mahkemesi, borçlunun borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu resen inceleyemeyeceği gibi, borçlunun ispatlamasını da isteyemez. Mahkeme borçlunun beyanına göre onun iflasına karar vermeye mecburdur.

                 Borçlu iflasını isteyip istememekte serbesttir. Ancak, borçlunun alacaklılarından biri borçlu aleyhine haciz yolu ile takip yapar, bu takip neticesinde yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olur ve borçlunun kalan mevcudu da muaccel ve vadesi bir sene içinde gelecek olan diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa, o zaman borçlu derhal ticaret mahkemesinden iflasını istemeye mecburdur. Bu durumda olan borçlu iflasını istemez ve bir yıl içinde iflas ederse, taksiratlı müflis sayılır ve cezalandırılır.Borçlunun iflas talebini ticaret mahkemesi duruşma yapmaksızın inceler ve iflasına karar verir.

III. İflas Kararının Sonuçları

1. İflasın Borçlunun Malları Hakkında Sonuçları
a. İflas masası
İflasın açılması ile, müflisin haczedilebilir bütün malları, alacak ve hakları nerede bulunursa bulunsun kendiliğinden bir masa, yani bir topluluk teşkil eder; buna “iflas masası” denir. İflasın açılması ile borçlu artık masaya dahil mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunamaz; masanın idaresi iflas organlarına geçer.

b. İflasın Müflisin Tasarruf Ehliyetine Tesiri
İflas masasına girmeyen malları ve şahsi çalışması bakımından müflisin medeni hakları kullanma ehliyeti hiçbir kısıntıya uğramaz.

                    İflasın gayesi, müflisin masaya giren mal ve haklarının tasfiye edilmesi ve elde edilecek paradan alacaklılarının tatmin edilmesi olduğundan, iflasın açılmasıyla, müflisin masaya giren mal ve haklar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar.

                   İflasın ilanından sonra masaya ait bir şeyi iyi niyetle de olsa iktisap edebilmek mümkün değildir. Bütün bu tasarruflar masaya karşı mutlak olarak hükümsüzdür. Müflisin masaya dâhil mal ve haklar üzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür.

                   Müflis masa mevcudunu azaltıcı veya masanın pasifini artırıcı tasarruflarda bulunamaz; masaya dâhil mallar üzerindeki tasarruf yetkisi iflas masasına aittir. Masa bu yetkisini kanuni mümessil olan iflas idaresi vasıtasıyla kullanır.

c. Takiplerin Durması ve Düşmesi
İflas toplu bir cebri icra yolu olduğundan ve iflas tasfiyesinde alacaklılar eşit olarak muamele göreceklerinden, artık ferdi icra takibine gerek yoktur. Bütün alacaklılar alacaklılarını iflas masasına yazdıracaklar ve tasfiye sonucu elde edilen paradan tatmin olacaklardır.Bu nedenle, iflasın açılmasından sonra müflis aleyhine başlamış olan takipler, iflasın açılması ile duracak ve iflas kararının kesinleşmesi ile de takipler düşecektir. Yanı sıra, tasfiye müddetince müflise karşı yeni takip yapılamaz.
2. İflasın Alacaklılar Bakımından Hukuki Sonuçları
a. Müflisin Borçlarının Muaccel Hale Gelmesi
İflasın açılması ile müflisin vadesi gelmemiş borçları, kendiliğinden muaccel hale gelir. Buna mukabil, müflisin üçüncü şahıslardan olan alacaklarına iflasın hiçbir tesiri yoktur. Sadece bu alacaklar vadesinde müflis yerine, iflas masası tarafından ödenecektir.

b. Faizlerin Kesilmesi
İflasın açılması ile faizler kesilir. Alacaklı, alacağını iflasın açıldığı tarihe kadar işlemiş faizi ile birlikte masaya yazdırır; iflastan sonraki dönem için faiz isteyemez.

c. Müflisin Kefil Olduğu Borçlar
Yasaya göre, müflisin kefil olduğu borçlar, vadeleri gelmemiş olsa bile masaya borç olarak kaydedilir. Kefalet alacaklısına, diğer alacaklılar gibi masadan ödeme yapılır. Masa ödediği para nispetinde kefalet alacaklısının yerine geçer; onun haklarına halef olur.
IV. İflasın Tasfiyesi
a. Masanın Teşkili
İlk olarak masaya girmesi gereken mal ve hakların neler olduğunun tesbit edilmesi gerekir (defter tanzimi). Bu mal ve hakların kaçırılması veya kaybolmasının önlenmesi için gereken tedbirler alınır (muhafaza tedbirleri). Daha sonra, deftere geçen malların değerine göre iflasın tasfiye şekli tesbit edilir. (tasfiyenin tatili, basit tasfiye veya adi tasfiye).Masaya ait hiçbir mal bulunamadığı takdirde, tasfiyenin tatiline karar verilir ve bu durum ilan edilir. Masadaki malların adi tasfiye usulünde tasfiye masraflarını karşılayamıyacak değerde olduğu anlaşılırsa, tasfiyenin basit usule göre yapılması kararlaştırılır. Ancak, burada adi tasfiye anlatılmakla yetinilecektir.

b. Adi Tasfiye
Müflisin mallarının, masrafları karşılayacağı anlaşılırsa, tasfiye adi tasfiye usulüne göre yapılır. Buna göre;

  • Adi tasfiye yolu ile tasfiyenin yapılacağı ilan edilir.
  • Birinci alacaklılar toplantısı yapılır ve iflas idaresi seçilir.
  • Seçilen iflas idaresi masa alacaklarını tahsil eder; bazı hallerde acele satışlar yapar; üçüncü şahısların istihkak iddiaları hakkında karar verir; iflas alacaklılarını araştırır ve sıra cetveli yapar.
  • İkinci alacaklılar toplantısı yapılır; masa malları satılır ve paralar paylaştırılır.

c. İflas İdaresi
Birinci alacaklılar toplantısında hazır bulunan alacaklılar bir veya birkaç gerçek kişiden ibaret bir iflas idaresi seçip, masanın idare ve tasfiyesiyle görevlendirirler. İflas idaresinde görev alanların alacaklı olmaları şart değildir. İflas idaresi, iflas dairesinin denetimi altındadır. İflas idaresi, iflas masasının kanuni mümessilidir; yani masanın bir organıdır.

d. İflas İdaresinin Görevleri
İflas idaresinin görevi, iflas dairesinin denetimi altında iflas masasını idare ve tasfiye etmektir. İflas idaresinin görevi iflasın kapatılmasına kadar devam eder.Tasfiye sırasında masanın menfaatlerini gözetmek zorundadır.Masanın teşkili safhasında defteri tutulan ve muhafaza altına alınan masa mallarını muhafaza etmeye devam etmek ve masa mallarını çoğaltmak.Masanın pasifini tespit etmekBundan sonra iflas idaresi ikinci alacaklılar toplantısı için çağrı yapar ve elde ettiği paraları alacaklılara paylaştırır.Masada mal kalmadığı takdirde, iflasın kapatılmasına karar vermesi için ticaret mahkemesine müracaat eder.

i) Alacakların İncelenmesi
Adi tasfiye ilanı ile, müflisten alacaklı olanlara ve müflisin elindeki mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunanlara, alacaklarını veya istihkak iddialarını yazdırmaları için bir aylık süre verilir. Bu sürenin bitiminde iflas idaresi masaya yazdırılan her alacağı ve istihkak iddiasını inceleyerek;  Alacağın mevcut olup olmadığını,

  • Mevcut ise ne nisbette mevcut olduğu,
  • Alacak yazdıran kimsenin gerçek alacaklı olup olmadığı,
  • Alacağın imtiyazlı olup olmadığı,
  • İmtiyazlı ise sırasının ne olduğunu araştırır.

Müflisin yapacağı açıklamaların yanı sıra, alacak veya istihkak iddiasında bulunanların gösterecekleri delillere göre edineceği kanaat uyarınca her alacak ve istihkak iddiası hakkında açık bir şekilde kabul veya ret kararı verir.

İflas idaresinin kabul veya ret kararlarına karşı ilgililer.

ii) Alacakların Sırası
İflasta ilk ayırım, adi ve rehinli alacak olarak yapılır. Rehinli alacaklar rehinli malın satışından elde edilecek bedelden öncelikli olarak alacaklarını elde etmek hakkına haizdirler. Rehinli alacakların dışında kalan diğer alacaklar adi alacaklar olarak nitelendirilir ve bunlarda sıra şu şekildedir;

1) İmtiyazlı alacaklar.

1.sıra
a) İflasın açılmasından önceki bir sene için hizmetçi ücretleri.
b) İflasın açılmasından önceki altı ay için çalışanların ücretleri.
c) İflasın açılmasından önceki altı ay için işçi ücretleri.
d) Cenaze masrafları.
e) İlama müstenit karı koca ve çocuk nafakaları.

2.sıra
Velayet ve vesayet sebebiyle malları müflisin idaresine bırakılmış olan kimselerin bu yüzden alacakları.

3.sıra
a) İflasın açılmasından önceki bir sene için doktor, eczacı, ebe alacakları ve borçlu ile ailesinin tedavi ve bakım masrafları.
b) İflasın açılmasından önceki bir sene için acentaların acentalık sözleşmesinden doğmuş olan alacakları.

4.sıra
Müflisin karısının şahsi mallarından dolayı alacağının yarısı.

5.sıra
Her türlü vergiler ve amme alacakları.

2) İmtiyazsız alacaklar.

6.sıra
Sayılanların dışında kalan her türlü alacaklar.Yukarıda sayılan altı sıranın her birindeki alacaklılar, kendi aralarında eşit haklara sahiptirler. Toplanan para öncelikle birinci sıradaki alacaklılar arasında eşit şekilde paylaştırılacaktır. Birinci sıradaki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça ikinci sıradaki alacaklılara hiçbir şey dağıtılamaz. Bu şekilde sonraki sıralara dağıtım yapılır. En son altıncı sıradaki imtiyazsız alacaklılar arasında paylaştırılır. Kalan para altıncı sıradaki alacakları ödemeye yetmezse, her alacaklıya alacağı nispetinde ödeme yapılır. Buna garameten paylaştırma denilir.   

iii) Sıra Cetveli
Sıra cetvelinde masaya yazdırılan her alacak ve istihkak iddiasının iflas idaresi tarafından kabul edilen miktarı ve sırası gösterilir. Reddedilen alacaklar da red sebepleriyle birlikte gösterilir.Cetveli doğru bulmayan ilgililer şikayet veya itiraz yoluna başvurabilirler. Sıra cetveli düzenlenirken uyulması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket edildiği veya yapılan muamelenin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu durumda İcra Tetkik Mercii’ne şikayet yapılması gerekir.Bir alacaklı alacağı hakkında verilen kararın esasına veya başka bir alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz ediyorsa sıra cetveline itiraz yolu ile ticaret mahkemesinde dava açmak zorundadır.Sıra cetveline karşı yedi gün içinde şikayet ve itiraz davası yoluna gidilmezse veya gidilir de şikayet veya itirazlar reddedilirse, sıra cetveli kesinleşir. Böylece kesinleşen sıra cetveline göre pay cetveli düzenlenir ve paylaştırma yapılır.

e. İkinci Alacaklılar Toplantısı
İflas idaresi, alacakların incelenmesini bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflas dairesine verir ve ilan ederek alacaklıları ikinci alacaklılar toplantısına davet eder. İkinci alacaklılar toplantısı için sıra cetvelinin kesinleşmesi şart değildir. Toplantıya alacakları kısmen veya tamamen kabul edilmiş olan alacaklılar davet edilir. Alacakları tamamen reddedilmiş olanlar toplantıya katılamazlar.Toplantıda iflas idaresi alacaklılara borçların durumu hakkında açıklayıcı bir rapor verir.Alacaklılar, rapordan sonra iflas idaresini görevde bırakmak isteyip istemediği ve masanın menfaati için gerekli gördüğü diğer konular hakkında bir karar verir.

i) Paraya Çevirme
İflas masasının aktifi ve pasifi tesbit edildikten sonra iflas idaresince masa mallarının paraya çevrilme işlemlerine başlanır. Normal olarak açık artırma suretiyle satışların yapılmasıdır. Ancak, ikinci alacaklılar toplantısında bazı malların pazarlık suretiyle satışına karar verilebilir. Bu durumda bu malların satış işlemleri pazarlık suretiyle yapılır.

ii) Paraların Paylaştırılması
Satış safhası bittikten ve satılan malların bedeli tahsil edildikten sonra, masada toplanan paraların alacaklılara paylaştırılmasına geçilir.İflas idaresi kesinleşen sıra cetveline göre bütün alacaklılara düşen hisseleri gösterir pay cetveli düzenler. Her sıradaki alacaklı kendi arasında, alacakları nisbetinde olmak üzere eşit bir şekilde paylaştırılır. Buna garameten paylaştırma denir. İflas idaresi pay cetveli ile birlikte son hesabı yapar, iflas dairesine verir ve alacaklılara tebliğ ettirir. Alacaklılar tebliğden itibaren yedi gün içinde pay cetveli ve son hesap hakkında İcra Tetkik Mercii’ne şikayette bulunabilirler.Pay cetvelinin kesinleşmesinden sonra kesin dağıtıma geçilir. Dağıtım neticesinde bazı alacaklılar alacaklarını tam olarak alamadıkları takdirde bunlara ödenmeyen kısım için aciz belgesi verilir.    

f. İflasın Kapanması
Masadaki paranın kesin dağıtılması ve aciz belgelerinin dağıtılması ile tasfiye işlemleri tamamlanmış olur. İflas idaresi tarafından iflasa karar vermiş olan ticaret mahkemesine müracaat edilerek iflasın kapanmasına karar vermesi talep edilir.Ticaret mahkemesi yapacağı inceleme neticesinde, iflas tasfiyesinin kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp bittiğini tesbit ederse, iflasın kapanmasına karar verir. Bu karar ilan edilir ve iflas idaresinin görevi son bulmuş olur; iflas hali sona erer ancak, müflisin müflislik sıfatı kalkmaz. Bunun için itibarın yerine getirilmesi yoluna başvurulması gerekir.

g. İflasın Kaldırılması
Tasfiye devam ederken, müflis bütün borçlarını tamamen öder veya alacaklıların rızasını alabilirse, ticaret mahkemesine müracaat ederek iflasın bütün neticeleri ile birlikte kaldırılmasını isteyebilir.

Ticaret mahkemesi gerekli incelemeyi yaparak istemi yerinde görürse iflasın kaldırılmasına karar verir.

KAYNAK: http://www.hukuksokagi.com/makale/iflas-proseduru.html