Kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan ekonomik kriz gerek konut gerekse iş yeri kira sözleşmelerinin imzalanmasında ve uygulanmasında tarafları bir kere daha dikkatlice düşünmeye ve davranmaya sevkediyor.
Ev sahipleri sağlam bir kiracı bulup kiralarını sorunsuz ve düzenli bir şekilde almak isterken işini kaybetme korkusuyla yaşayan kiracılar ise anlayışlı gecikmelerde kendisini idare edebilecek mal sahiplerini arıyorlar.
Son günlerde kiralarını ödeyemeyen kiracıların mal sahiplerine yönelik indirim taleplerini duyduğumuz gibi büyük iş veren şirketlerden de işci çıkarma haberleri duyulmaya başlandı bu şartlar çerçevesinde hem kiracı hem de kiralayan kendini güvende hissedemiyor maalesef. Elbette bu günler gelip gecici aslolan her şeyin normal seyrinde gitmesi. Piyasalar durulunca ekonomi tekrar normal seyrine girecek buna inancımız tam ancak bu dönemde biraz daha dikkatli ve ihtiyatlı davranmak gerekir diye düşünüyorum.
Bu hafta yeni kira sözleşmesi imzalayacak ve daha önceden sözleşme imzalamış olanlara bazı hatırlatmalarda bulunayım istedim bu hatırlatmalarım gerek kiracılar yönünden gerekse mülk sahipleri yönünden dikkat edilmesi gereker ana başlıkları kapsıyor. Bu genel bilgilerin yanında her taşınmazın ve sözleşmenin kendine has özellikleri olacağını unutmamak gerekir.
KİRA SÖZLEŞMESİ NEDEN ÖNEMLİ?
Gerek kiracı gerekse kiralayan yönünden kiracılık ilişkisinin kurulma anında imzalanan sözleşmenin önemi büyüktür ilk anda dikkat edilmeyen bazı şartlar ileride tahliye davalarında yada kira bedellerinin ödenmesinde ve artış durumlarında çok önem arzedebilmektedir. Uygulamada kira sorunları çokca karşımıza çıkıyor ve genelde ilk sorulan soru dava ne kadar sürer oluyor bizde bu soruya kira bedelinin zamanında ödenip ödenmediğine ve sözleşmenin güzel bir şekilde düzenlenip düzenlenmediğine taraflar lehine ve aleyhine olan maddelere bakarak cevap veriyor ve çözümler üretiyoruz.
Sözleşme yapılırken taraflarca önemsenmeyen üzerinde durulmayan bir madde dava aşamasında avukatlar içir çok değerli ve gerekli olabiliyor.
KİRA SÖZLEŞMESİ İMZALANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
I) – KİRACILAR
– Kiraya veren, taşınmazın yasal mal sahibi yada yetkili temsilcisimi
– Dönem artışları hangi oranda yapılacak
– Tahliye taahhüdü isteniyormu
– Sözleşme şartlarında aleyhe durum varmı
II) – KİRALAYANLAR
– Kira artış şartı bu gayrimenkulün piyasasına uygunmu
– Sözleşmede tahliyeyi ve artışı olumsuz etkileyecek şartlar varmı
– Sözleşme boyunca sorumluluğu devam edecek sağlam bir kefil varmı
– Doğru bir kiracı secimi yapıldımı
KİRA BEDELİ TÜRK LİRASIMI OLSUN, DOVİZ ÜZERİNDENMİ OLSUN?
Uygulamada YTL üzerinden yapılan sözleşmelerde enflasyon oranında artış yapılmaktadır. Ancak taraflar arasında bunun aksi yönde bir düzenleme de yapılabilir döviz karşılığı akitlerde ise kanun gereği artış şartı konamamaktadır. Sözleşme düzenlenirken kira bedelinin ödeneceği para birimi iyi belirlenmelidir.
KİRA ARTIŞLARI NASIL BELİRLENMELİ
YTL üzerinden kira artışları her yıl enflasyon oranında yapılmakla birlikte uzun süreli kira sözleşmelerinde bu artışlar günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiçlerine göre yetersiz olabilmektedir. Bu durumda kira sözleşmelerinde uygulamada enflasyon artı %10 -%20 gibi oranlar belirlendiğini görüyoruz. Bununla birlikte uygulamada kira tespit davası ve uyarlama davası açarakta kiralar günün rayiç bedellerine çekilebilmektedir.
Bundan 5-6 sene önce dövizin sürekli artmasından dolayı bazı mal sahipleri döviz üzerinden kontrat yaparak kendilerini enflasyon karşısında daha sağlama alıyorlardı ancak son yıllarda yerinde sayan kurlar bu kişilerin beklentilerini boşa çıkardı ve karşılıklı çıkar dengelerinde mal sahipleri aleyhine bozulmalar oldu. İşte bu dengesizlikler yönünden de döviz kira bedellerini günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiç değerlerine göre dava yoluyla uyarlama imkanı bulunmaktadır.
Gerek mal sahipleri gerekse kiracılar yönünden yaşanan tedirginliklerin en kısa sürede yerini güven ortamına bırakması dileğiyle herkese kolaylıklar dileriz…