X

Elektronik Sözleşmelerde Edimlerin İfası

Günümüz teknolojisinde sözleşmelerin elektronik ortamda yapılması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Dolayısı bu konuda bir çalışma yapma ihtiyacı hissettiğimden dolayı bu makaleyi yazdım.

I-GİRİŞ

II-ELEKTRONİK TİCARET

II-A.Elektronik Sözleşmelerin Tanımı

II-B. Elektronik Sözleşmelerin Kurulması

II.C. Sözleşmeye Uygulanacak Hukuk

II.D.Elektronik Sözleşmelerde Şekil

III- ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERDE EDİMLERİN İFASI

III.A.Alıcının İfası- Ödeme

III.A.1.Genel Olarak
III.A.2.Nakit Olarak Ödeme
III.A.3.Kredi Kartı Ödeme
III.A.4. Elektronik Fon Transferi
III.A.5. Elektronik Çek
III.A.6.Akıllı Kart
III.A.7.Elektronik Para

III.B.Satıcının İfası- Teslim

III.B.1.Genel Olarak
III.B.2.İfa Yeri
III.B.3.İfa Zamanı.

I-GİRİŞ:

Günümüz dünyası teknolojik bakımdan hızlı gelişim ve değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Yaşadığımız yüzyılda ve özellikle son yirmi-otuz yıl içinde teknolojik bir çok yenilik hayatımızı kolaylaştırmış ve kolaylaştırmaya devam etmektedir.Bu yeni teknolojilerin getirdiği kolaylıkların yanı sıra özellikle hukuki alanda bazı sorunları da beraberinde getirdiği göz ardı edilemez. Hukuki sistemler yapısı itibariyle bu gelişmeleri yeteri kadar hızlı takip edemiyor. Böylece hukuk sistemi ile toplumda yaşananlar arasında bazı uyum sorunları ile karşılaşılır.Bu durumda elektronik ticaret kavramı büyük önem kazanmaktadır.Elektronik ticaret kavramı hukuken yeni tanınmaya başlanmıştır.

II-ELEKTRONİK TİCARET:
A- ELEKTRONİK SÖZLEŞMENİN TANIMI
Elektronik ticaret, geniş kapsamlı bir tanım ile; Internet üzerinden ve bilgisayar desteği ve telekomünikasyon teknolojisi kullanılarak mal satılması ve hizmet sunulması, ürünlerin ve hizmetlerin tanıtılması ve bunların ticari amaçlarla piyasaya arz edilmesi, satışlarının yapılması ve satış bedellerinin tahsil edilmesi olarak ifade edilebilir 1.
Elektronik ticaret, doğrudan bağlantı kurmaya veya fiziksel değiş-tokuş işlemine gerek kalmadan, tarafların açık veya kapalı ağlar üzerinden elektronik olarak iletişim kurdukları her türlü ticari faaliyet olarak tarif edilmektedir2. Elektronik sözleşmelerin ülke sınırı tanımaksızın yapılmasını sağlayan Internet, artık günlük yaşamımızda da önemli bir yer almaya başlamıştır.Elektronik ticareti,bilgisayar ve iletişim ağları aracılığıyla,elektronik yoldan girişilen tüm ticari ve hukuki işlemler, elektronik ticaret olarak isimlendirilebilir. Elektronik ticaret bakımından genel kabul görmüş tek bir tanım bulunmamakla birlikte, mal ve/veya hizmetlerin üretim, tanıtın,satış/sunum,dağıtım,sigorta ve ödeme işlemlerinin, alıcı ve satıcı/hizmet sunan konumdaki taraflar bir araya gelmeksizin, bilgisayar ağları üzerinden yapılmasının amaçlandığı tüm işlemlerin “ elektronik ticaret” kapsamına girdiği kabul edilmektedir. Bu anlamda elektronik ticaretin, dört farklı kategoride, ticari bir ifade ile dört farklı kişi grupları arasında gerçekleştiği söylenebilir.
1- Tacirler arasında elektronik ticaret: Bu grupta elektronik ticaretin taraflarını tacirler oluşturmaktadır. Bu işletmeler kendi aralarındaki ilişkileri; satma, faturalama ve ödeme işlemleri dâhil olmak üzere, elektronik yollarla gerçekleştirmektedir.
2- Tacir ile devlet arasında elektronik sözleşme: Bu ilişki özellikle elektronik vergileme bakımından büyük önem taşımaktadır.
3- Tacir ile tüketici arasında elektronik ticaret: Tacirlerin, nihai olarak bir mal satın almak ya da hizmetten yararlanmak isteyen tüketicilere, elektronik yollarla mal ve/veya hizmetlerini tanıtmaları ve sözleşmeyi yine elektronik yollarla yapmaları söz konusudur.

B- ELEKTRONİK SÖZLEŞMENİN KURULMASI
B-1.Genel Olarak
Elektronik sözleşmelerin kurulmasını üç aşamaya bölerek anlatmak uygun olacaktır.
1-İcaba Davet, 2–İcap, 3-Kabul
Elektronik sözleşmelerde web sayfası(aksi açık olarak belirtilmedikçe) esas itibariyle icap olarak kabul edilmelidir. Bu konuyu Borçlar Hukuku bakımından değerlendirdiğimiz zaman Borçlar Kanunu madde 7/ III’deki hüküm açısından ”semenini göstererek emtia teşhiri kaideden icap addolunur”, yolundaki karine dolayısıyla aksine bir nitelendirmeye sebep olacak somut kayıtlar bulunmadığı hallerde, malın tüm ayrıntılarını içeren ve fiyatını da gösteren bilgilerin bulunduğu web sayfasını icap olarak nitelendirmek doğru olur. İşinin niteliği bakımından, ödeme ve teslim şartlarının da ayrıca önem taşıdığı dikkate alınacak olursa, bu gibi bilgilerin de yer aldığı bir web sayfası icap niteliğindedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus; bazı web sayfalarında, ödeme şartları, teslim şekli ve teslim yeri gibi hususları alıcının bildirmesini temin için bırakılmış boş olanlar bulunur. Bunlar alıcıya sözleşme şartları üzerinde müzakere imkânı veren hükümler olmayıp, sadece satıcının tespit ettiği bazı alternatiflerden alıcının seçim yapmasına yarar. Bu durumda alıcının beyanı kabul olarak nitelendirilecek ve bu kabul beyanı ile sözleşme kurulmuş olacaktır.
Buna karşılık, web sayfasının sadece icaba davet teşkil ettiği ileri sürülecek olursa, alıcının beyanı icap olarak yorumlanacak ve buna karşılık satıcıdan gelecek kabul beyanı ile sözleşme kurulmuş olacaktır.

B.2.Sözleşmenin Kurulduğu An – Sözleşmenin Hüküm İfade Ettiği An
Burada Borçlar Kanunu madde 10 hükmü ile madde 5 hükmü birlikte yorumlanması şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor. Gaipler arasında yapılan sözleşmelerde, sözleşmenin kabul haberinin icapta bulunan tarafa erişmesi ile kurulduğu, fakat hükümlerini ifaya kabul beyanının gönderilmiş olduğu andan itibaren başladığı kabul edilmektedir. Bu durumda satıcının web sayfasından olan beyanı icap olarak ele alındığı takdirde, alıcının kabul beyanının satıcı tarafa eriştiği an sözleşme kurulmuş olacak ve alıcının kabul beyanını göndermiş olduğu andan itibaren de hükümlerini ifaya başlamış olacaktır.
Satıcının beyanının icaba davet olarak nitelendirilmesi halinde ise, doğal olarak satıcının icabına karşı alıcının kabul beyanı satıcıya eriştiği anda sözleşme kurulmuş olacak ve hükümlerini de satıcının kabul beyanını gönderdiği anda başlayacaktır3.

B.3.Sözleşmenin Kurulduğu Yer
Bu husus bilhassa Devletler Hususi Hukuku bakımından değer taşıyacaktır. Bununla beraber yurt içinde yapılan sözleşmelerde de mahkemelerin yetkisi bakımından önem ifade edebilir.
Satıcının web sayfasındaki beyanının icap olarak nitelendirdiği hallerde, sözleşme alıcının kabul beyanı ile kurulmuş olacaktır.
Alıcının kabul beyanı, erişme teorisine göre hüküm ifade ettiği takdirde, sözleşme bu beyanın eriştiği (vasıl olduğu) yerde kurulmuş olacaktır.
Alıcının kabul beyanı gönderme (irsal) teorisine göre hüküm ifade ettiği takdirde ise, sözleşme alıcının kabul beyanını gönderdiği yerde kurulmuş olacaktır (B.K.md.10/I)4.

C. SÖZLEŞMEYE UYGULANACAK HUKUK
Sözleşmeler hukuku alanında irade özerkliği ilkesi egemen olduğundan, kural olarak taraflar sözleşmenin ifa yerini ve sözleşmeye uygulanacak hukuku seçme özgürlüğüne sahiptirler.Taraflarca böyle bir seçim yapılmadığı taktirde, ülkemiz hukukunun uygulandığı durumlarda, internet ortamında kurulan sözleşmelerin ifa yeri, diğer sözleşmelerde olduğu gibi, Borçlar Kanunu 73, madde hükümlerine göre belirlenecektir. Ancak internet ortamında kurulan bazı sözleşmelerde ifa, elektronik veri aktarımı yolu ile de gerçekleşebilir. Sözleşme konusunu dijital ürünlerin oluşturduğu bu durumlarda, bilgisayardan bilgisayara “download” yöntemi ile ifa gerçekleştirilmektedir. Bu durumda ifa yeri sorunu ile karşılaşılmayacaktır, ancak ifanın yapılıp yapılmadığını ve ifa zamanını belirlemek konusunda sorunlar ortaya çıkabilir.
Sözleşmeye uygulanacak hukuk bakımından, taraflar hangi hukukun uygulanacağını kararlaştırmadıkları takdirde, yabancı unsurlar içeren, uluslararası sözleşmeler MÖHUK (Milletlerarası Özel Hukuk Usul Hukuku Hakkındaki Kanun) md.24 uyarınca, borcun ifa yeri hukuku uygulanacaktır. Internet aracılığıyla girişilen sözleşmeler, kural olarak iki taraflı sözleşmelerdir. Bu tip sözleşmelere, borç ilişkisinin ağırlığını teşkil eden edimin ifa yeri hukuku uygulanır.

D. ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERDE ŞEKİL
D.1. Şekil Bakımından Elektronik Sözleşme
Elektronik sözleşmeler, şekil bakımından yürürlükteki hukukumuzun temel kuralları ile uyuşmamaktadır. Özellikle şekil konusunda asıl temel unsurun imza olduğu da dikkate alınırsa , bir kavram olarak elektronik sözleşmenin, hukukumuzun şekli düzenleyen hükümleri ile zıt düştüğü ortaya çıkmaktadır.
D.2. Usul Hukuku Bakımından
Usul Hukuku kavramı olarak yazılı belge “senet” olarak anılır. Senet, bir kişinin kendi aleyhine delil oluşturacak nitelikte olmak üzere meydana getirdiği bir belgedir5. Böyle yazılı bir belgenin senet olarak kabulü için önce metnin bir hukuku işlem ifade edecek içeriğe sahip olması gerekir. Dolayısıyla, belgenin bir irade beyanını içermesi gerekir. Bu iradenin desteklenmesi/ kanıtlanması ise” imza” unsuru ile olur. İmza, borç altına giren kişinin belirlenmesi, teşhis edilmesi amacına hizmet eder. Bu nedenle, bizzat onun tarafından ve el yazısı ile atılmış olması icap eder. İmza aynı zamanda, imza sahibinin belgede beyan etmiş olduğu ve bu irade beyanını kabul ettiğini teyit eder. Bu açıdan da karşı taraf için bir güvence teşkil etmiş olur.
Elektronik sözleşmede bu imza öğesinin, yürürlükteki hükümlerin aradığı şartlara uygun olarak, bulunmasına imkân yoktur. Elektronik sözleşmenin, imza öğesi bakımından bu eksikliği, elektronik imza veya dijital imza diye tanımlanan bir yöntemle giderilmeye çalışılmaktadır6.

D.3. Dijital İmza
Dijital imza, el yazısı ile atılan imzanın sahip olduğu özellikleri, elektronik belge bakımından da sağlamaya çalışan bir yöntemdir. Ancak dijital imza elektronik imzadan farklı bir kavramdır.
Elektronik imza dijital imzayı da içine alan bir üst kavramdır. Elektronik, imza kavramı kapsamına kişinin bir tarayıcıdan geçirilerek bilgisayara aktarılan ve elektronik metinlerin altına copy – paste edilerek kullanılan imza gibi en basit yöntem girdiği gibi,dijital imza da dahil olmaktadır.O halde el yazısı ile atılan imzada olduğu gibi, dijital imza da , elektronik ortamda gönderilen bilginin veya e-postanın kime ait olduğunu göstermek için kullanılmaktadır.Diğer bir tanımlamayla dijital imza, bir kullanıcı, sunucu ya da host’tan gönderilen bilgilerin kesinlikle o kuruma veya o kişiye ait olduğunu doğrulayarak, verinin başkası tarafından yollanmadığını garanti eder.
Dijital imza teknik olarak, bir çift şifreden oluşmaktadır. Söz konusu şifreler haberleşmek isteyen taraflara ( biri göndericiye, diğeri alıcıya ) ait olacaktır. Bu bir çift şifre, elektronik belgeleri, mesajları imzalamak için kullanılacak olan ve sadece imza atacak olan kişiye kalacak bir” gizli şifre (private key) den; ayrıca imzanın tetkiki için kullanılacak ve haberleşmek istenen kişiye kullanmak için verilecek olan bir “ açık şifre (public key) den” oluşmaktadır.
Türk Hukukunda elektronik imzaya ilişkin yasal çerçeve 15.01.2004 tarihinde 5070 Sayılı Kanunla kabul edilen ve 23.01.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Elektronik İmza Kanunu tarafından çizilmiştir. Yasanın yürürlüğe ilişkin 25. maddesi hükmü; kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe gireceğini belirtmektedir7.

III-ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERDE EDİMLERİN İFASI
A.ALICININ İFASI-ÖDEME
A.1. Genel Olarak
Elektronik sözleşmelerde alıcı veya hizmetten yararlanan kişi, para borcunun ifasını geleneksel ödeme yöntemlerinden birini ( efektif para, çek, kredi kartı…) kullanmak suretiyle gerçekleştirebilir.Bunların yanı sıra elektronik para, elektronik çek, akıllı kart, elektronik fon transferi gibi ödeme yöntemleri de kullanılabilir.
A.2. Nakit Olarak Ödeme
Alıcı tarafından satın aldığı malın bedelinin nakit olarak ödenmesidir. Bu ödeme tarafların arasındaki anlaşmaya göre, peşin veya vadeli olarak veya taksitli olarak yapılabilir. Ancak satıcının, bedelin sözleşme yapıldıktan sonraki bir tarihte, özellikle malın tesliminden sonra, ödenmesini kabul ettiği hallerde bu ödeme türü söz konusu olabilir.
A.3.Kredi Kartı İle Ödeme
Kredi kartı ile ödeme, kredi kartının tüm dünyada standart bir ödeme alt yapısına sahip olması ve kullanıcı kitlesinin fazla olması nedeniyle bu ödeme yöntemi geniş olarak kullanılmaktadır.İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde en çok kullanılan ödeme yöntemidir.Satış sözleşmelerinde mal bedelinin kredi kartı kullanılarak ödenmesi, bilhassa tüketici işlemlerinde, ülkemizde de yaygın olarak benimsenmiş bir yöntem haline gelmiştir.Kredi kartı kullanımı tipik olarak üçlü bir ilişkiye dayanır.Bir tarafta kredi kartını çıkaran işletme, diğer tarafta bu işletmenin çıkarttığı kartı kullanan kişiler ki bunlar kart hamili olarak isimlendirilirler.Üçüncü olarak söz konusu kart şirketinin çıkarttığı kart bulunanlara, yani kart hamillerine, onlardan herhangi bir para almadan, mal satmayı ve/veya hizmet sunmayı kabul etmiş bulunan işyerleri.İnternet üzerinden kredi kartı ile yapılan ödemelerde izlenen en standart yöntem; alıcı, satıcının web sayfasında gösterdiği şekilde ve istediği sıra ve içerikte olmak üzere kredi kartı bilgilerini yazar.Kendi ortamına ulaşan bu bilgi alan alıcı, önce kendi bankasına yönlendirir, bu banka alıcıya kredi kartı veren banka ile iletişim kurarak onay ister.Bu iletişim bankalar arası haberleşmede kullanılan “network”ler aracılığıyla yürütülür.Alıcının kredi kartı hesabındaki bakiyenin müsait olması halinde ve kartı kara listeye alınmış olmaması şartıyla bu banka satıcının bankasına onay verir.Sonuç, satıcı bir taraftan kendi borcunu ifa etmek üzere harekete geçebileceğini anlamış olur ve aynı zamanda siparişin kabul edildiğini de alıcıya teyit eder 8.
A.4. Elektronik Fon Transferi
Elektronik fon transferi, en basit tanımı ile, bir paranın bir bankadaki hesaptan bir başka bankadaki hesaba elektronik ortamda nakledilmesidir. Elektronik fon transferi internet aracılığıyla gerçekleştirilen bir işlemdir. Elektronik fon transferi yolu ile para aktarılmasında iki yol izlenebilir. Borçlu kendi bankasına talimat vererek alacaklının hesabına elektronik fon transferi yolu ile havale yapabileceği gibi, bu işi kendisi de bilgisayarı aracılığı ile yapabilir.
A.5.Elektronik Çek
Elektronik çek olarak anılan yöntemin, elektronik fon transferi kategorisi içinde gösterdiği tek özellik, ekranda bir çek yaprağının belirmesi ve ödemeyi yapacak kişinin havaleyi mutad işlemlerden aşina olduğu şekil içinde yapmasıdır.
Elektronik çekle yapılan ödemede, çeki düzenleyen taraf bunu internet üzerinden yani elektronik yoldan alacaklısına gönderilir, yani alacaklının elektronik ortamına intikal ettirir. Alacaklı da bu çeki, yine elektronik yoldan bankasının bilgisayarına aktarır. Bundan sonraki işlem alacaklının bankası ile borçlunun bankası arasında cereyan eder ve borçlunun hesabı müsait ise, para alacaklının bankasına ve

oradan da alacaklının hesabına aktarılır. Doğal olarak da ifa bu anda başlamış olur. Türk hukuku bakımından elektronik çekin, çek olarak ele alınmasına imkan yoktur. Öncelikle, imza unsuru bakımından bu mümkün olamayacaktır. Elektronik çekin, ödemeyi sağlamak için bankaya fiziksel olarak ibrazı da olanak dışıdır.

A.6. Akıllı Kart
Akıllı kartlar, üzerine bir mikroprosessor yongası monte edilmiş bulunan kartlardır. Bunlara aynı zamanda yüklenmiş değer kartları adı da verilir.
Her kullanıcı bir “pin” sahibidir. Kart sahibi pin numarasını kullanarak kartına para doldurur. Kart sahibi bir ödeme yapmak istediği zaman kartını “POS” terminaline veya akıllı kart için kullanılabilen bir kart okuyucu cihaza tanıtmaktadır. Kart sahibi, POS terminali veya diğer bir okuyucu cihazın üzerindeki tuşları kullanarak, ödenecek tutarı belirtmektedir. Ayrıca, akıllı kart sisteminin en önemli özelliği, ödemenin doğrudan doğruya alacaklıya yapılmış sayılması ve alacaklının bu parayı kullanabilmek için tekrar banka sistemine girmesine gerek olmamasıdır. Akıllı kartta bulunan değerin kısmen veya tamamen transferi için icab eden komut kart okuyucuya girilince, tarafların anlaşmasına ve kullanılan cihazın özelliğine göre, ödenecek olan tutar alacaklının banka hesabına aktarılması halinde de, alacaklı dilediği zaman bankadaki hesabından, tespit edilmiş olan limit içinde kalmak kaydı ile, parayı kendi kartına nakledebilmektedir.
Alıcının akıllı kartından doğrudan doğruya satıcının akıllı kartına da aktarıldığı taktirde ise, alacaklı söz konusu parasal değeri, banka ile herhangi bir ilişki kurmaya gerek kalmadan, kendi ihtiyaçlarına göre kullanabilmekte, bu transferin yapılabilmesi için gereken donanımı bulunan kişilere ödeme yapabilmektedir 9.

A.7.Elektronik Para
Elektronik para internet’te kullanılmak üzere geliştirilmiş para birimidir.Elektronik para, çoğunlukla sanal para veya soyutlaşmış para veya soyutlaşmış ödeme vasıtası deyimleri ile de tanımlanmaktadır.Elektronik para, dijital ortamda bulunan ve mali değer içeren elektronik datadır.
Elektronik para, ödeme birimlerinin elektronik olarak üzerine stoklanması mümkün olan, önceden bedeli ödenen kart veya bilgisayar hafızasına yüklenen parça olarak da tanımlanmaktadır.Ödeme aracı olarak elektronik paranın kullanıldığı durumlarda da, borçlu açısından ifa işlemi, satış bedelinin elektronik paradaki miktardan düşülmesi ve alacaklının hesabına bu miktarın kaydedilmesi ile gerçekleşmiş olur.
Elektronik para, doktrinde kabul edilen ideal şartlarının bulunması halinde, aynen nakit para ile yapılan ödemenin pratik sonuçlarını sağlar.Elektronik paranın da, yasal anlamı ile bir milli para olmadığı ortadadır. Elektronik para, bankalar veya diğer finans kurumları tarafından, belli şartlar altında çıkarılabilir ve hukuki işlemlerde tarafların rızası ile ödeme aracı olarak kullanılabilir. Ancak, ülkenin yetkili kamu otoritesi tarafından mecburi tedavül aracı niteliğinde kabul edilmedikçe, zorunlu ödeme aracı olarak kullanılamaz. Bu nedenle de, elektronik para kullanılarak yapılan ödemelerin, tam bir ifa olarak kabul edilmesi imkansızdır. Burada da tarafların iradelerine bakmak ve şartların elverdiği hallerde elektronik para ile ödemeyi ifa yerine edim olarak yorumlamak, aksi takdirde ifa uğruna edim olarak kabul etmek doğru olacaktır 10.

B. SATICININ İFASI- TESLİM
B.1. Genel Olarak
Elektronik sözleşmelerde, satıcı veya sağlayıcı, sözleşmeden doğan edimini, sözleşme konusu hukuki ilişkinin doğrudan veya dolaylı ticaret olmasına göre farklı şekillerde yerine getirecektir.
Dolaylı ticarette (Kitap, CD, Cep Telefonu, Beyaz Eşya…), sadece sözleşmenin kuruluşuna yönelik işlemler internet ortamında gerçekleştirilmektedir. Satıcı veya sağlayıcı,sözleşmeden doğan edimini, fiziksel ortamda, fiilen yerine getirmektedir. Bu nedenle Borçlar Kanununda yer alan ifaya ilişkin kuralların, bu edimler açısından da uygulanması mümkündür.
Dolaylı ticarette ise (Bilgisayar programı, internet üzerinden bilgi temini…), sözleşmenin kuruluşu yanında ifası da elektronik ortamda, on-line gerçekleşmektedir. Doğrudan ticarete ilişkin sözleşmelerde ifa işlemi, sözleşme konusu ürünün veya bilginin muhatabın kullanılmana sunulması ile gerçekleşmiş olur.

B.2. İfa Yeri
B.2.a. Doğrudan Ticarete İlişkin Sözleşmelerde İfa Yeri:
Bu sözleşmelerde, satıcı veya sağlayıcının ediminin ifa yerinin tespitine yönelik farklı ihtimaller düşünülebilir. Bu ihtimallerden biri, yüklenecek bilgileri temin etmekle yükümlü olan tarafın ikamet ettiği yerdir. Bilgileri temin etmekle yükümlü taraf, bu bilgilerin erişilebilirliğini sağlamak üzere server’a yerleştirme işlemini kendi ikametgâhının bulunduğu yerde gerçekleştireceğinden bu ifa yeri olarak kabul edilebilir.
Diğer ihtimal, programı yükleyecek veya hizmetten yararlanacak olan tarafın server’ının bulunduğu yerin ifa yeri olarak kabul edilmesidir. Son ihtimal, bilgiden yararlanmak isteyen bilgisayarının bulunduğu yerin ifa yeri olarak kabul edilmesidir.
Bu tür hizmetlere bilgisayar aracılığı ile erişildiğinden, bu yer, alıcının bilgisayarının bulunduğu yerdir. Dolayısıyla, belirli bir konuda bilgi sağlanmasına ilişkin edimler, bu bilgilerin gönderildiği değil, alıcını bu bilgiye ulaştığı, yani onun bilgisayarının bulunduğun yerde ifa edilmiş sayılır. O halde sanal ortamda ifa edilen edimlerin ifa yeri, sözleşmenin konusu ürün veya hizmetten yararlanan kişinin bilgisayarının bulunduğu yerdir.
B.2.b.Dolaylı Ticarete İlişkin Sözleşmelerde İfa Yeri:
Dolaylı ticarete ilişkin sözleşmelerde, edimlerin ifası fiziksel ortamda gerçekleşmektedir. İfa yerinin tespitinde Borçlar Kanunu MD. 73’deki kriterlerden yararlanılabilir. Buna göre ifa yerini taraflar açıkça ve zımnen kararlaştırabilirler. Sözleşmede aksine bir düzenleme yoksa borç bir parça borcu ise, sözleşme konusu malın sözleşmenin kurulduğu esnada bulunduğu yer; cins borcu ise, borcun doğumu esnasında borçlunun ikamet ettiği yer ifa yeridir. Tüketici sözleşmelerinin büyük bölümü cins borcuna ilişkin sözleşmeler olduğundan, bu sözleşmelerde, satıcının edimini, borç doğduğu sırada kendi ikametgâhının bulunduğu yerde ifa etmesi, dolayısıyla alıcının malı teslim almak amacıyla, satıcının ikametgâhına gitmesi gerekmektedir. Ancak internet aracılığıyla yapılan satışlar, mesafeli satış sözleşmelerinden olduğundan Borçlar Kanunu md. 186’da ayrı bir düzenleme vardır. Bu maddeye göre, gönderilecek borçlarda ifa yeri, malın bulunduğu yer veya borçlunun ikametgâh ettiği yer olmasına rağmen, satıcının edimini ifa etmiş sayılabilmesi için, sözleşme konusu malı alıcıya göndermesi gerekir. Mesafeli satışlarda genellikle ifa, tüketicinin ikametgâhında gerçekleşmektedir. Tüketiciden, satın aldığı malı, tacirin ikametgâhından ve muayyen mal satışlarında o malın bulunduğu yerden teslim almasını beklemek bu satışların niteliğine uygun değildir.
İnternet aracılığıyla kurulan satış sözleşmelerinde alıcının verdiği bilgiye göre ifa yeri tespit edilmelidir. Dolayısıyla bu adresin yanlış bildirilmiş olmasından doğan sorumluluk alıcıya ait olmalıdır 11.

B.3. İfa Zamanı
Elektronik sözleşmelerde tafralar, sözleşmelerden doğan edimlerin ne zaman ifa edileceği açıkça öngörülebilir.
Dolaylı ticarette, satıcının sözleşme konusu malı teslim yükümlülüğünün sözleşme sırasında derhal gerçekleşmesi mümkün değildir.
Doğrudan ticarette, genellikle satıcı veya sağlayıcının edimi derhal ifa edilir. Örneğin; program yüklenmesine ilişkin sözleşmeler derhal ifa edilebilir. Ancak, belirli bir konuda danışmanlık yapılmasına ilişkin sözleşmelerde, taahhütte bulunanın ifa için belirli bir süreye ihtiyacı vardır 12.

1) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:21
2) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:21
3) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:100
4) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:103-104
5) KURU, Medeni Usul Hukuku,s:443
6) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:121-122
7) BİLGİ ÜNİ., Bilişim Teknolojisi Hukuku,Bilişim Teknolojisi Hukuku Gündemi,2003-2004
8) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:131-141
9) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:144-147
10) SÖZER, Elektronik Sözleşmeler, s:147-151
11) KOCASAKAL, Elektronik Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Çözümünde Uygulanacak Hukukun ve Yetkili Mahkemenin Tespiti
12) KOCASAKAL, Elektronik Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Çözümünde Uygulanacak Hukukun ve Yetkili Mahkemenin Tespiti

KAYNAKLAR:

I. Dr.Jur.Bülent SÖZER,Elektronik Sözleşmeler

II. BİLGİ ÜNİVERSİTESİ, Bilişim Teknolojisi Hukuku,Bilişim Teknolojisi Hukuku Gündemi,2003-2004
III.Prof.Dr.Baki KURU, Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı)
IV-Yard.Doç.Dr. Hatice ÖZDEMİR KOCASAKAL,Elektronik Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Çözümünde Uygulanacak Hukukun ve Yetkili Mahkemenin Tespiti

KAYNAK: http://hukukcu.com/

Avukat Denizhan Aktoprak: